Abdi İbrahim İlaç
Finalista Doktorclub Awards 2025
Categoria: Yılın Biyoteknoloji ve Genom Teknolojisi Ödülleri - Yılın Ar-Ge / İnovasyon Uygulaması
Türkiye'nin Memeli Hücrelerinden Üretilen İlk Terapötik Monoklonal Antikorunun Üretim ve Saflaştırma Süreçlerinin Laboratuvar, Pilot ve Ticari Ölçeklerde Geliştirilmesi

Türkiye'nin
Memeli Hücrelerinden Üretilen İlk Terapötik Monoklonal Antikorunun Üretim ve
Saflaştırma Süreçlerinin Laboratuvar, Pilot ve Ticari Ölçeklerde Geliştirilmesi
1912 yılında İstanbul’da bir eczanede temelleri atılan Abdi
İbrahim, bugün Türkiye ilaç sektörünün lideri konumunda yer almakta ve 24
yıldır bu liderliğini kesintisiz sürdürmektedir. 250 markası ve 500’ü aşkın
ürünüyle sektörün en geniş portföylerinden birine sahip olan şirket, güçlü
Ar-Ge yetkinliği ve yenilikçi vizyonuyla hem Türkiye’de hem de uluslararası
pazarlarda büyümeye devam etmektedir. Türkiye dışında 19 ülkede kendi
organizasyonel yapılanmasıyla faaliyet gösteren şirket, 70’ten fazla ülkeye
ihracat yapmakta ve 5.800 çalışanıyla sektörün en yüksek istihdamını
yaratmaktadır.
Abdi İbrahim’in Esenyurt Üretim Kompleksi; kimyasal
üretimden onkolojiye, sterilden hormon üretimine kadar geniş bir üretim
altyapısını bünyesinde barındırmaktadır. Komplekste yer alan AbdiBio
Türkiye’nin en büyük biyoteknolojik ilaç üretim tesisi olarak stratejik bir rol
üstlenmektedir. Abdi İbrahim, biyoteknolojik ürünleri küresel hedeflerine
ulaşmada kritik bir basamak olarak görmekte; bu doğrultuda 100 milyon dolarlık
yatırımla AbdiBio tesisini 2018’de devreye almıştır.
mAbdi2 projesi, Türkiye’nin memeli hücrelerinden üretilen
ilk terapötik monoklonal antikor biyobenzerinin geliştirilmesini ve üretim
süreçlerinin laboratuvar ölçeğinden ticari ölçeğe taşınmasını hedeflemektedir.
Kanser ve immünolojik hastalıkların tedavisinde kritik rol oynayan
biyoteknolojik ilaçlarda Türkiye’de ithalat oranının %90’ın üzerinde olması,
yerli üretimi stratejik bir zorunluluk haline getirmektedir. Haziran 2022’de
geliştirilmeye başlanan yerli biyobenzer IgG4 molekülünün, 2026 yılında dünya çapında
en çok kullanılan immunomodülatör moleküller arasında yer alması
beklenmektedir.
Projenin amacı, memeli hücrelerinden elde edilen biyobenzer
IgG4 antikorunun üretim ve saflaştırma süreçlerinin laboratuvar ve pilot
ölçeklerde geliştirilmesi, protein verimi ve kalite profilinden ödün vermeden
2000L ticari ölçeğe taşınmasıdır. Bu kapsamda AbdiBio bünyesinde geliştirilen
Çalışma Hücre Bankası kullanılarak 2L, 3L ve 10L laboratuvar ölçeklerinde
toplam 82 seri üretim gerçekleştirilmiş; her üretim döngüsü sonrası elde edilen
hasatlar ile alt akım proses geliştirme çalışmaları yürütülmüştür. Ara ve nihai
ürünler analitik yöntemlerle referans molekülle karşılaştırılmış, literatür ve
patent verileriyle desteklenen optimizasyon adımlarıyla hedeflenen verim ve
kalite profili sağlanmıştır.
Takip eden aşamada süreç 50L ölçeğine taşınmış, deneme
üretimleri dahil toplam beş seri üretim ve saflaştırma gerçekleştirilerek
kritik proses parametreleri belirlenmiş ve ardışık üç tutarlılık üretimiyle
süreç doğrulanmıştır. Ardından GMP koşullarında önce 500L pilot ölçeğe,
ardından Türkiye’de biyoteknolojik üretimde bugüne kadar ulaşılmış en yüksek
hacim olan 2000L ölçeğe geçilmiş; ölçek büyütme kriterleri titizlikle
uygulanarak hem hedeflenen üretim verimi hem de referans moleküle yüksek
benzerlik gösteren kalite profili elde edilmiştir.
Yalnızca üç yıl içinde gelinen bu noktada, memeli
hücrelerinde geliştirilen ilk yerli biyoteknolojik kanser ilacı, T.C. Sağlık
Bakanlığı’ndan GMP onaylı üretim alanında bulunan Türkiye’nin en yüksek hacimli
biyoreaktöründe başarıyla üretilmiştir. 2025 yılında Amerikan Gıda ve İlaç
Dairesi (FDA) ve Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından kalite açısından pozitif
bilimsel tavsiye alınmıştır. Analitik metot geliştirme, biyoassay tasarımı,
biyobenzerlik çalışmaları, ölçek büyütme dahil tüm kritik adımlar AbdiBio uzmanları
tarafından yürütülmüştür.
Projenin mevcut aşamasında klinik çalışma için üretim hazırlıkları yapılmakta olup, süreç kararlılıkla ilerlemektedir. Projenin ticarileşmesiyle hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda hastaların biyoteknolojik tedavilere erişiminin artması, yüksek ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine katkı sağlanması ve yerli üretim gücünün sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu stratejik yatırımının tamamlanmasıyla birlikte, Abdi İbrahim yalnızca “Hayatı İyileştirenler” değil, biyoteknolojik ürünleriyle “Hayatı Kurtaranlar” vizyonunu da sahiplenen küresel bir oyuncu konumuna yükselecektir.